Feeds:
Posts
Comments

Archive for the ‘Türkçe’ Category

Ilhan Mansız bizim icin buyuk fırsatdı. Ne kendisi unlu olmanın agırlıgını kaldırabildi, ne de yeterli profesyonel nasihat verebildik

Turk futbolunun son yillarda ki dususunu buyuk bir uzuntu ve kaygıyla izliyoruz. Euro 2004 elemelerine birinci torbadan katilan milli takimimiz (aynı zaman zarfında Ingiltere 2.ci torbadaydı), 2012 dunya kupasina (Romanya ve Avusturya galibiyetleri olmasa) az daha 3.cu torbadan katilacakti (FIFA World Ranking icin tıklayın)

Kulupler seviyesinde ise isler daha kotu: Tarihimizdeki en buyuk basarimiz Galatasarayin 2000 yilinda kazandigi UEFA kupasi… Peki ulkemizde en cok sevilen spor olan futbolda neden buyuk basarilar kazanamiyoruz, ki onemli olan devamli basaridir, onu konusamiyoruz bile… Dunyada futbola en cok para harcayan (Ingiltere, Ispanya, Italya ve Almanyanin arkasindan) 5. ulkeyiz ama avrupada bile basari siralamasinda TFF super ligi 11. sırada; peki neden? Suc yoneticilerde mi, futbolcularda mı, menajerlerde mi?

Bulgaristan bile Berbatov (24m), Bosna bile Dzeko (28m), Isvec bile Ibrahimovic (35m), Gana bile Essien (34m), Fildisi Sahilleri bile Drogba (20m), Kamerun bile Eto’o (42m) yetistirebiliyorken biz neden hala onlarin ayarinda oyuncular yetistiremiyoruz? Ki ben inaniyor ve goruyorumki bizimkilerden daha yetenekli ulke sayisi bir elin parmagini gecmez… Sorun nerde o zaman?

Benim gordugum kadariyla problemlerin cozumu 4 kategoride aranmali:

1- Alt yapı ve (eğitemeyen) koçlar

2- (CVsiyle değil) Parasından dolayı secilen yoneticiler

3- Scout sistemleri (Ulke ici ve dısında)

4- Stadlara Taraftar cekilmesi

Tabiki futbolumuzun temiz olması en onemlisi ama onun uzerine bu aralar gidildigi icin, o problemin cozulmek uzere oldugunu sayıyorum (insallah!)

Futbolumuzun ust seviyelere gelmesi, diger sporlarıda etkileyecektir ve olimpiyatlarda artık bir-iki madalyayla ayrıldıgımız utanc gunlerinin sonunu getirecektir; bunun icin futbolumuzdaki problemlerin cozulmesi cok onemli. Bu konuda sizlerinde dusuncelerini merak ediyorum: Turk futbolu nasıl Almanya, Brezilya, Ingiltere seviyesine gelebilir? Bir Messi, C. Ronaldo, J. Mourinho nasıl yetistirilir?

Lutfen Turk futbolunda gordugunuz problemleri yazin ve o problemin cozumu nasil olmalidir bizlerle paylasın… Ins. benimde bu konuda yazilarım olacak ilerki haftalarda…

PS: Futbolcu Fiyatları http://www.transfermarkt.co.uk/ sitesinden alınmıstır

Read Full Post »

Kamp Kardesler Logo

Kamp Kardesler logo – Rose symbolises the Prophet

Entertaining and educative videos by Kamp Kardeşler:

 

Please click here for Homepage in English

Youtube channel: http://www.youtube.com/user/kampkardesler

 

Lütfen türkçe anasayfa icin buraya tıklayın

Youtube kanal: http://www.youtube.com/user/MesuTurkey

Read Full Post »

“Allah katında en sevgili olan, tevbe eden gençlerdir” – Efendimiz (SAV)

Bana gore ‘delikanlı adam’:

1- Asla dayak yemekten korkmaz! Eger bir insanın yardıma ihtiyacı varsa, gerekirse dayak yemek pahasına araya girip tartışmayı durdurmaya calışmalı

2- Ağırbaşlı (vakar sahibi) olmalı – genelde ciddi olmali ama somurtmamali

3- Her insana, ozellikle anne-babasına ve buyuklerine herzaman saygılı olmalı. Onların degerini ancak kaybedince anlıyoruz ama neyse… Saygıda kusur etmemeye calismaliyiz

4- Derslerinde (ya da yaptıgı işte) her zaman en başarılılardan olmaya calismali. Insanlar arasında “guvenilir” ve “basarili” diye parmakla gösterilmeli

5- Başkalarınin karısına, kızına – kotu yonde – yan gözle bile bakmaz. “Ne ekersen onu biçersin” – yani sen birine bakarsan, (kalbi fesat dolu) başkaları da senin kız kardeşine, annene, ablana bakar – tabi olayın ahirete bakan boyutundan bahsetmiyorum bile

6- Ogretmenlerine, hocalarına her zaman kulak verir. Verdikleri öğütleri hayatına işlemeye çalışır. Dersler bir kulagından girip öbüründen çıkmaz. Baskalarinin hatalarindan da ders alir.

7- Dinine laf getirmez. Eger bir yerde güzel dinimiz hakkında yanlış şeyler söyleniyorsa derhal onlara bunun dogrusunu ögretmeli. Bunu yapabilmek için de dinimizi iyi bilmek ve ona göre yaşamak duşer bize.

8- Yavas sinirlenip, çabuk sakinleşir. Fiziki olarak kavga hiç bir zaman seçenekler arasında olmamalı. Oncelikle uyarılmalı. Tatli dil kullanilmali. Empati yapilmali…

9- Devamlı selam alıp, verir. Uygun olan her yerde “Selamun Aleykum” (“Allahın selamı üzerinize olsun”) der ve tersi bir durumda “Ve Aleykum Selam” der

10- Kendisine ihtiyaç duyuldugunda elinden geleni (zamanında!) yapar

11- Hic bir işine riya karıştırmaz. Başkalarına gostermek/yaranmak için degil, Allah rızası için yapmalıyız her işimizi – çünkü tek büyük (Allahuekber) ve tek rızık veren (Rezzak) de O(c.c)’dur.

12- Vatanını/milletini/mahallesini/sevdiklerini canından çok sever. Vatanına (illa sadece Turkiye olmak zorunda degil bu – Almanya, Ingiltere’de yasayanlar yasadiklari ulkeleri de vatani olarak gormeli), milletine, mahallesine hayırlı bir insan olmaya çalışmalı ama bu onu ırkçılıga sevketmemeli. Arada ince bir çizgi var ve bu çizgiyi hep korumalı. Vatanını-milletini sev ama ırkını digerlerinden üstün gördügünden dolayı degil.

13- Tam manasıyla ‘iyi’ bir müslüman (basarili, caliskan, insanlara huzur kaynagi, yardimsever birisi) olur. Bu dünya fani, ölünce yanında götürebilecegin tek şey amellerin; bunu hiç bir zaman unutmaz ve (sevdiklerine) unutturmaz…

Lafta kolay ama gerçekte ‘Delikanlı’ olmak zordur…

Mesut Erzurumluoğlu (published in May 2006)

Read Full Post »

« Newer Posts