“Kalpler, ancak Allah’ı (c.c.) anmakla huzur bulur” (Rad Suresi, 28)
Namaz’a sadece günde 5 defa “yapılması zorunlu bir ibadetmiş” gibi degil de, Allah’ın bize verdigi bir “randevu”ymuş gibi bakmalıyız diye düşünüyorum. Her namaza durdugumuzda “şükürler olsun. O kadar günah/hatama rağmen, Allah beni bu sefer de huzuruna kabul etti!” diye şükretmemiz gerekir diye düşünmekteyim. Namaza (ve diger ibadetlere) böyle bakıldıgı zaman insanın içi gerçekten de huzurla dolu oluyor. Içi huzur ve (tüm yaratılışa karşı) sevgiyle dolmayanın namazında bir sorun var demektir.
“Allah’ın (c.c) nimetlerini saymaya kalkışsanız, mümkün değil bitiremezsiniz” (Ibrahim Suresi, 34)
Insana verilen en büyük nimet, birçok alimin de söylediği gibi, bence de imandır; sonra (bence) akıl, saglık/gençlik, sevdigimiz insanlar, iffet/namus/haysiyet, hürriyet, yüz güzelliği/boy/pos/karizma/konuşma kabiliyeti, güvenlik/adalet/devlet gelir; ve hepsinden sonra da ‘diğer’ zenginlikler gelir (ev, araba, şan/şöhret, para gibi). Akıllı ve deger bilen bir insan, saydıgım ‘diğer’ zenginliklerden oncekilerin birini bile bütün dünyayı verseler degişmez. O zaman bunun bilincinde yaşamalı insan…


The next time I read a blog, I hope that it doesnt disappoint me as much as this one. I mean, I know it was my choice to read, but I actually thought youd have something interesting to say. All I hear is a bunch of whining about something that you could fix if you werent too busy looking for attention.